Evlatlık Çocuk ve Bakımı

Günümüze değin yapılan alan çalışmalarında evlatlık çocuklarda biyolojik anne babalara doğan çocuklara oranla belirgin bir farklılık olduğu saptanmıştır. Özellikle konuşma ve dil sorunları iki kat daha fazladır. Kavram olarak evlatlık, kafalarımızda “üvey – öz” ayrımını çağrıştırması nedeniyle oldukça rahatsız edici bir sözcüktür. Bu çerçevede evlatlık çocuğun yaşadığı aile ortamında kendini algıladığı ve konumlandırdığı rol başlı başına bir ayrışmayı, farklılaşmayı da beraberinde getirmektedir.

Profesyonel jargonda bu anlamda biyolojik olmayan ebeveyn kavramı kullanılır. Ancak ne yazık ki günlük konuşma diline halen yansıyamamıştır. Toplum farkında olmadan evlatlık sözcüğünü kullanarak çocuğa ait olma duygusunu zedeleyecek bakış açılarının oluşmasına yol açabilmektedir. Örneğin, evlat edinildiğini öğrenen bir çocuk, anne ya da babasının herhangi bir konuda kendisine “hayır” demelerini, “evlat edinilmiş” olmaya bağlayabilmektedir. Bu, çocuğun düşünce içeriğinde “öz çocukları olsaydım, böyle yapmazlar, söylemezler” şeklinde yankı bulabilmektedir.

Evlatlık Çocuğun Evlatlık Olduğunu Öğrenmesi

Evlatlık çocuğun, evlatlık olduğunu öğrenmeden önce ki davranışlarının, alışkanlıklarının çok iyi irdelenerek, dikkate alınması evlatlık süreci bitiminde psikolojik sorunların en aza indirilmesine katkıda bulunacaktır. Ayrıca yine çocuğun davranış ve alışkanlıklarının bilinmesi ve bu doğrultuda hareket edilmesi, zamanı geldiğinde kendisine evlatlık olduğunun söylenmesinde de katkıda bulunacaktır.

Evlat edinildiğini çocuğun bilmesi önem taşımakla birlikte psikososyal gelişim dönemleri açısından ele alınması gereken bir süreçtir. Bu süreçte çocuğun olumsuz diye nitelendirilecek algılamaları ve bu algılamalarının davranışlarına yansıması riski her zaman vardır.

Genel olarak olumsuz etkilenmeler içinde, sebepsiz yere oluşan ağlama krizleri ve/veya dönemleri, inatlaşmalar, ailesinin ona olan sevgisini test etmeye yönelik tekrarlayan davranış kalıpları, akran grupları içinde atılgan girişken olamama, içe kapanık bir davranış kalıbı sergileme gibi durumları sayabiliriz.

Bu süreci sağlıklı atlatması için öncelikle çocuğu iyi tanımak ve davranış kalıpları ve alışkanlıklarını kullanarak onu bu sürecin bir parçası haline getirmek sorun yaşamasını neredeyse tamamen önleyebilir. Bu sürecin parçası olma tamamen çocuğa “acı ama gerçek” bir bakışı açısından ziyade çok olağan hatta hem çocuğun hem de anne – babanın durumunu kolaylaştırıp, yaşamlarında çok güzel bir katkı sağlayan süreç olarak evlatlık olduğu konusunda bilgilendirilmesi mevcut olumsuz riskleri neredeyse sıfırlayabilmektedir.

Bu yüzden alanda çalışan profesyoneller mutlaka bir profesyonel eşliğinde bu sürecin gerçekleştirilmesini önermektedir. Çocuğa evlatlık olduğuna ilişkin yapılan bilgilendirme sürecinde, yapılacak açıklamaların uygun şekilde yapılmaması ya da çocuğun öğrendiği yaş itibariyle algısında ve kavramlaştırmasında farklılıkların olması durumlarında, bazı davranış problemlerinin eşlik ettiği ruh sağlığı sorunlarının diğer çocuklara oranla daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Belki de bu yüzden, alanda çalışan profesyoneller çocukların evlat edinilme yaşının önemli olduğu vurgulamaktadır.

ÇOCUK EVLATLIK OLMASINA TEPKI GÖSTERDIĞINDE NASIL YAKLAŞILMALI? NE YAPMALI?

  • Bu durumda anne babalara çok fazla iş düşmektedir. Aşağıda verilen ipuçları bu süreci çocuklarıyla daha hırpalanmadan atlatmanın yollarını bulmalarına destek olabilir;
  • Çocuğa evlat edinilmiş olduğu sık sık hatırlatılmayacak şekilde davranmak,
  • Konuyla ilgili soru sormadıkça, soru sormamak, ya da ilgili cümle kurmamak,
  • Tüm ortamlarda diğer çocuklara yetişkinler nasıl davranıyorsa, bu çocuğa da aynı şekilde davranılmasını sağlamak. (Bazı aileler çocuğun evlatlık olduğunu komşularla paylaşmanın baştan gerçekçi bir ilişki kurmanın temellerini atacağı düşüncesi içinde olurlar. Bu doğrultuda da davranarak yakın ailelerine bu durumu açarlar. Bu içinde birçok riskleri barındıran bir durumdur. Ortada çok önemli ancak atlanmış bir durum vardır ki o da şudur “çocuğun evlatlık” olduğu bilgisi sadece anne babanın sahip olduğu bir bilgi değil aynı zamanda çocuğun sahip olacağı bir bilgidir. Bu bilgi tamamen mahremiyet alanında olduğundan çocuktan izinsiz bu durumu paylaşmak ya da gerekli yasal işlemleri alenen yapmak onarılması bazen çok sorunlu sorunlara yol açabilmektedir. Bu yüzden bu alandaki tüm işler büyük bir gizlilik içinde yapılır.
  • Çocuğun yanında evlat edinilmiş çocuk ve aileleri ile ilgili olumsuz örnekler içeren anlatımlar yapılmamalıdır.
  • Çocuğun evdeki diğer çocuklarla kaynaşmasına yardım edecek farklı etkinliklerde yer almasını sağlamak gereklidir.
  • Evlatlık çocuğun evdeki varsa eğer diğer çocuklardan farklı bir muamele görmemesi, dolayısıyla farklı davranış kalıplarıyla davranılmaması hem evlatlık hem de olmayan çocuklar için kendini olumsuz algılamaması açısından önem taşımaktadır.
  • Çocukların evdeki ortak kullanım alanlarında eşit haklara sahip olmasına özen göstermek gereklidir.
  • Çocukları ilgilendiren ve onların düşüncelerinin alınması gereken durumlarda eşit söz hakkı tanınmasına özen göstermek gereklidir.
  • Evde çocuğa ait oda varsa, odanın yerleşim düzenine, örneğin, kimin nerede nasıl yatacağına karar verilmesine çocuklarla birlikte karar verilmelidir.
  • Çocukların paylaşma, işbirliğine dayalı ev içi çalışmalarda rol almasına fırsat verilmelidir.

FIZIKSEL SAĞLIK SORUNLARI NELERDIR?

Modernleşme ile birlikte insanoğlunun kendine yabancılaşması süreci çocuklarımıza ve onları yetiştirme biçimimize de yansımaktadır. Davranış problemleri ile birlikte ruhsal sorunları olan bu çocukların diğer çocuklara oranla fiziksel sağlıkları da daha kötü olabilmektedir. Son zamanlarda akut ve kronik birçok sağlık sorunları saptanmıştır. Yaygın görülen sağlık problemleri içinde astım, üst solunum yolları hastalıkları, kulak, burun, boğaz hastalıkları, diş hastalıkları ve deri hastalıkları sayılmaktadır. Birçok evlatlık çocuk düzenli doktor kontrolüne götürülmemektedir. Doktorunuz tarafından ilaç tedavisine başlanabilir böyle bir durumda türkiyenin en kapsamlı ilaç rehberi ve ilaç prospektüsü sitesine muhakkak göz gözdirmenizi tavsiye ederiz.

Bu alanlardaki her hangi bir rahatsızlık, duyuların sağlıklı algılanamamasına yol açabileceğinden, çocuğun okuldaki işlevselliğini, sosyal ortamlardaki sosyal davranışlarını negatif düzeyde etkileyecek konuşma dolayısıyla dil ve işitme problemlerine yol açabilmektedir. Çalışmalar belirlenemeyen görme bozukluklarına yol açan plakların bu çocuk popülasyonunda %30’dan daha çok olduğunu ortaya koymuştur. Öte yandan aynı popülasyonda ergenlerin kötü beslenme yüzünde tüberküloza, madde kötüye kullanıma, cinsel yolla bulaşan hastalıklara ve ergen hamilelik sorunlarına maruz kaldıklarına işaret etmiştir.

 

SONUÇ VE ÖNERILER

Evlat edinmeyi düşünen çiftlerin, karar vermeden önce özellikle çocuğun bakımı konusunda fikir birliğine varmış olmaları gerekmektedir. Bu fikir birliği bir bakıma sorumlulukları da üstlenmeyi beraberinde getirmektedir. Çocuğun yaşından nasıl bir sosyal çerçeve de büyüyeceğine kadar olan tüm detay kararlarda çiftlerin hem fikir olması önem taşımaktadır zira çiftlerin en çok bocaladığı nokta evlat edinilecek çocukların yaşıdır. Unutulmamalıdır ki, bir çocuk dünyaya getirmek ne kadar önemliyse, bundan kat be kat önemli olan o çocuğu iyi yetiştirmektir. Nitekim çocuk yetiştirmek büyük bir sorumluluk duygusu, özveri ve fedakârlık ister. Küçük yaşta evlat edinilen bir çocuğu yetiştirme kaygısı yaşayan aileler, çocuğu büyütme kaygısı yaşarken, bir diğer yandan da bebekken aldıkları büyümüş çocuklarına bu durumu nasıl söyleyecekleri kaygısını çok ağır bir şekilde yaşarlar. Bu durumun bu denli ağır ve hırpalayıcı yaşanmasına gerek yoktur. Gidilecek bir ruh sağlığı profesyoneli bu sorunu bir daha yaşanmayacak şekilde çözümleyecektir.

KAYNAKLAR

Uzm. Psikolog Sevgi GÜNEY tarafından yazılmış ve Koruyucu Sağlık Rehberi Bölüm 54'de yayınlanmıştır. İlgili yayın editörünün izini ile sitemizde paylaşılmıştır.

1. Halfon N, Mendonca A, Berkowitz G. (1995) Health status of children in foster care. The experience of the center for the vulnerable child. Arch Pediatr Adolesc Med, 149(4): 386–92.
2. Hobbie C, Braddock M, Henry J. (2000) Medical assessment of children going into emergency out-of-home placement. J Pediatr Health Care,14: 172–9.
3. Schor E. (1982) The foster care system and health status of foster children. Pediatrics, 69: 521–8.
4. Steele J, Buchi K. (2008) Medical and mental health of children entering the Utah foster care system. Pediatrics, 122(3): e703–9.
5. Takayama J,Wolfe E, Coulter K. (1998) Relationship between reason for placement and medical findings among children in foster care. Pediatrics, 101(2):201–7.
6. Wang C, Edelstein SB, Waldinger L, Lee CM, and Bath E (2011) Care of the foster child: A primer for the pediatrician, Advances in Pediatrics, 58, 87 – 111.


Yorumlar